Hakkımızda
Maker Akademi, çocukların ve gençlerin teknolojiyi tüketerek değil üreterek öğrendiği bir eğitim ortamı kurmak için yola çıktı.
Neden yola çıktık?
Yıllardır okullarda, üniversitede ve atölyelerde çocuklarla ve gençlerle çalışıyoruz. Bu süre boyunca hep aynı tabloyla karşılaştık: teknolojiyi merak eden çocuk çok, ama kalabalık sınıfta o merakı takip edebilen bilgili öğretmen az.
Bir öğrenci kodunu yazarken takılır ve sırası gelmezse, o an öğrenmeyi bırakır. Yanındaki hazır projeyi kopyalar, ders biter, geriye bir kazanım kalmaz. Maker Akademi’yi bu sorunu ortadan kaldırmak için kurduk: sınıfı küçülttük, seviyeyi öğrenciye göre belirledik ve her dersin sonunda elle tutulur bir çıktı olmasını şart koştuk.
Amacımız çocuğa kod ezberletmek değil. Bir sorunu fark edebilmesini, onu çözebilmesini ve çözümünü başkalarına anlatabilmesini istiyoruz. Robotik, kodlama ve yapay zekâ bunun için kullandığımız araçlar.
Eğitim yaklaşımımız
Dört ilke üzerine kurulu; hangi seviyede olursa olsun her derste geçerli.
Üreterek öğrenme
Konuyu anlatıp geçmiyoruz. Öğrenci her derste bir iş çıkarıyor; kod çalışmadığında neden çalışmadığını kendi buluyor. Öğrenme, çoğunlukla o aradaki sürede oluyor.
Ekrandan çıkan iş
Yazılan kodun bir karşılığı olsun istiyoruz: hareket eden bir düzenek, çalışan bir uygulama, bir ekranda görünen sonuç. Soyut kalan konu, çocukta iz bırakmıyor.
Yapay zekâyı anlayarak kullanmak
Yapay zekâ araçlarını yaşa uygun biçimde derse dâhil ediyoruz. Ama önce öğrencinin kendi çözümünü kurmasını istiyoruz; hazır çıktıyı yapıştırmak burada ilerleme sayılmıyor.
Anlatabilmek
Projeyi bir izleyiciye anlatmak, onu yapmak kadar öğretici. Dönem sonu sergisinde her öğrenci kendi projesini kendisi anlatıyor.
Neden en fazla beş kişi?
Bu sayı bir pazarlama tercihi değil, dersin nasıl işlediğiyle ilgili bir zorunluluk. Kodlama ve robotik dersinde öğrencilerin takıldığı noktalar birbirinden farklıdır: biri döngüyü kuramaz, diğeri kabloyu ters takar, bir başkası fikrini netleştirememiştir. Bunların hepsi eğitmenin tek tek yanına gitmesini gerektirir.
Beş öğrenci, 60 dakikalık bir derste eğitmenin herkesin ekranına bakabildiği, herkese söz verebildiği ve kimsenin arkada kalmadığı sayı. Altıncı sandalyeyi koyduğumuz anda bu denge bozuluyor. Bu yüzden koymuyoruz.
Küçük grup aynı zamanda çocukların birbirini tanımasını sağlıyor. Öğrencilerimiz hem bireysel hem de takım hâlinde üretiyor; beş kişilik bir grupta herkes takımın içinde gerçek bir rol üstleniyor.
Ödüller ve başarılar
Eğitmenlerimizin yürüttüğü takımlar, ulusal ve bölgesel turnuvalarda dereceler kazandı. Aşağıdakiler kadromuzun mentorluk geçmişinden.
FIRST LEGO League — Türkiye Finali
Birincilik ve En İyi Araştırma Ödülü.
Birincilik · UlusalFIRST LEGO League — Türkiye ve İzmir turnuvaları
Türkiye Finali ve İzmir Bölge Turnuvası’nda ikincilik.
İkincilik · Ulusal ve bölgeselWorld Robot Olympiad — Türkiye Finali
Futbol ve Regular kategorilerinde ikincilik.
İkincilik · UlusalVestel Ulusal İnovasyon ve Tasarım Yarışması
Birincilik ve üçüncülük dereceleri.
Birincilik · UlusalTÜBİTAK Araştırma Projeleri Yarışmaları
Lise ve ortaokul kategorilerinde bölge ve Türkiye birincilikleri. Projeler Nesnelerin İnterneti altyapıları ve görme engelliler için yardımcı cihazlar üzerineydi.
Birincilik · Ulusal ve bölgeselİnci Vakfı — Kod’inci
Kodlama ve Teknoloji Okuryazarlığı Girişimi’nde proje koordinatörlüğü.
Maker Faire Berlin
Almanya’da düzenlenen Maker Faire’de katılımcı ve sunum.
Nerede ders yapıyoruz?
Derslerimiz İzmir’de iki noktada yapılıyor: Alsancak ve Karşıyaka. İkisi de merkezi konumda; velilerimiz ders saatini günün akışına rahatça yerleştirebiliyor. Açık adresleri ve hangi grupların hangi şubede açıldığını görüşmede paylaşıyoruz.
Atölye ve ekipman
En güncel eğitim materyallerini kullanıyoruz. Robotik setleri, elektronik bileşenler ve ders materyalleri atölyemizde hazır duruyor.
Gelin, yerinde konuşalım
Çocuğunuzun hangi seviyeden başlayacağını konuşalım, sınıfımızı ve eğitmenini görün. Birlikte bir kahve içip tanışmayı çok önemsiyoruz.
